|
|
09.06.2009 E-Journal
|
|
Giderek artan koroner arter hastalığına (KAH) bağlı mortalite (1) nedeni ile, kadın kalbi gelecek dönemde karşımıza oldukça önemli bir halk sağlığı sorunu olarak çıkacaktır. Bu sorunu çözmenin yolu ise kadın kalbini anlamak ve erken tanıdan geçecektir.
Kadın erkek arasında KAH başlangıç yaşı, hastalık belirtileri, hastalığın seyri ve prognozu açısından oldukça belirgin farklar vardır.
Kadınlarda fizyopatolojik inceleme yapıldığında daha çok küçük damar hastalığı (mikrovasküler disfonksiyon) olduğu anlaşılmaktadır (2).
Göğüs ağrısı olmayan hasta sayısı erkeklere göre daha fazladır. Bulgular daha çok epigastrik ağrı, dolgunluk hissi, nefes darlığı, bulantı, boyun, sırt, çene, ense ağrıları, depresyon, halsizlik, yorgunluk ve en önemlisi de efor toleransında azalma şeklinde ortaya çıkmaktadır (3,4). Tipik olmayan semptomlar kadınlarda yanlış tanıya yol açarken, tipik semptomlarla başvuran erkeklerde teşhis ve tedavi kolaylaşmaktadır.
Akut koroner sendrom ve ani kardiyak ölüm, non-Q MI ve normal EF’lu kalp yetersizliği kadınlarda daha sık izlenmekte erkekler daha sıklıkla efor anginası ve ST yükselmeli AMI ile başvurmaktadırlar (5,6).
Miyokard enfarktüsü geçiren kadınlarda morbidite ve mortalite daha yüksek seyretmektedir. Kadınlarda birinci yıl mortalitesi %38 iken erkeklerde %25 olarak bulunmuştur (7). Yine izleyen 6 yıl içerisinde ikinci MI’ü geçirme oranı kadınlarda %35 iken erkeklerde %18 olarak saptanmıştır (7).
Damarlarda belirgin tıkanıklık oluşturan KAH insidansı erkeklerde 50–80 yaş arasında %45-%87, kadınlarda %27-%64 arasındadır (5,6). Tıkayıcı damar lezyonunun daha az bulunması da kadınlarda koroner revaskülarizasyon stratejilerinin daha az etkili olmasını kısmen açıklamaktadır.
CABG sonrası kadınlarda ölüm oranı bazı serilerde daha yüksek bildirilmiştir (%4’e %3,2) (6).
Yüksek komplikasyon ve ölüm oranları daha küçük damar çaplarının olması, daha ileri yaşta hastalığın ortaya çıkması, komorbiditelerin, diyabetin ve diyastolik disfonksiyonun daha sık görülmesi şeklinde açıklanabilmiştir (8).CASS ve BARI kayıtlarında CABG sonrası greft fonksiyonlarının ve uzun dönemli sağkalım yararının kadın ve erkeklerde benzer olduğu bildirilmiş ve endikasyon olan durumlarda kadınlarda CABG işlemini uygulamada yüksek mortalite oranlarının engelleyici olarak görülmemesi önerilmiştir (9).
Kadınlarda tanı amaçlı yapılan testlere bakıldığında EKG’nin sık kullanıldığını ancak sensitivite ve spesifisitesinin kadınlarda erkeklere göre daha düşük olduğunu, miyokard perfüzyon sintigrafisi (MPS) ya da stres ekokardiyografinin sensitivitesinin ise daha yüksek bulunduğunu görmekteyiz (6).
MPS miyokard iskemisi saptanarak anjiyografi yapılan hastaların %50’sinde tıkayıcı KAH saptanmadığını ancak koroner mikrovasküler disfonksiyon bulunduğunu unutmamak gereklidir. Dolayısı ile darlık bulunmayan koroner anjiyografiler ihmal edilmemeli ve aşikar iskemi bulgusu bulunan anormal stres perfüzyon testleri yanlış (+) olarak değerlendirilmemelidir (10).
Bazı çalışmalar benzer sonuçlara sahip kadın ve erkekler karşılaştırıldığında nükleer test sonucu pozitif saptanan erkeklerin 10 kat daha sıklıkla anjiyografiye gönderildiğini ve pozitif sonucu olan kadınlardaysa bu semptomların 4 kat daha fazla psikiyatrik olarak kabul edildiğini bildirmektedirler (9).
Dolayısıyla semptomatik bir kadında normal koroner arterler benign kabul edilip kadınların daha az korunmaları engellenmeli ve sağlık profesyonelleri duyarlı kadın kalbi konusunda daha duyarlı davranmayı unutmamalıdırlar.
Kadınlarda endotel disfoksiyonuna yönelik tanı yöntemlerinin geliştirilmesi belki de kadın kalbini anlamada gelecek dönemlerde daha etkili olabilecektir.
REFERANSLAR:
1)Heart Disease and Stroke Statistics-2004 update, American Heart Association
2)Quyyumi A.WISE study: J Am Coll Cardiol 2006; 47;66–71
3)Charney P. Presenting symptoms and diagnosis of coronary heart disease in women. J Cardiovasc Risk 2002; 9:303-307.
4) Goldberg RJ, O’Donnell C, Yarzebski J, et al. Sex differences in symptoms presentation associated with acute myocardial infarction: a population-based perspective. Am Heart J 1998;136:189-195.
5)Bairey Merz WISE study: J Am Coll Cardiol 2006; 47;21–29
6)Shaw LJ WISE study J Am Coll Cardiol 2006; 47;4-20
7)Wenger NK. Cardiovascular health and disease in women problems and prospects. Circulation 2004; 109:558-560.
8)Jacobs AK. Circulation 2003; 107:375–377
9)Murphy JG. Mayo Clinic Cardiology.Concise textbook.3rd edition
10)Lerman A. WISE study: J AM Coll Cardiol 2006; 47;59–62
Yorumlar
Yorum Gönder
|
|